27 Aralık 2016 Salı

Bulutları Az Geçince

Kaybolmaya Dair 
Kendini Bulman İçin Önce 
Kaybolman Lazım

"Final haftasına girdiğim için postların sıklığı biraz aksadı. Ve diğer blogları okumak için de çok zaman bulamıyorum. Tatile girdiğim anda herkesin blogunu baştan sona okuyacağıma söz vererek blogumu okuyan herkesten özür diliyorum

     Kısa zaman önce hayatımın hemen hemen hiçbir alanında aktif olmadığımı fark ettim. Sanırım buna 'kendini yalnızlaştırmak' deniyor. Ya da ben sallıyorum. Yani şöyle ki, odamdan bile çıkmaz olmuştum. 
Başlarda her şey güzeldi. Hayat bir şekilde devam ediyordu. Sonra bir gün kampüse gittiğim nadir zamanlarda eskiden zevk alarak sohbet ettiğim insanların benim için hiçbir anlamı olmadığını fark ettim. Kabuk gibiydiler, içleri boş ve ulaşılması imkansız... 


Bu farkındalık kısa süre sonra başkalarıyla vakit geçirme, sosyal olma istediğimi bir anda bedenimden çıkartıp almıştı sanki. Odamın dışına çıkmak hayatımda yapacağım en külfetli iş haline gelmişti. Yıllarca orada kalsaydım ve kimse bana "kalk da şunu yap" demeseydi sadece yatardım. Sonunda da sürekli dizi izleyen, kitap okuyan ve hayatı sanal gerçeklikten oluşan bir yaşam biçimine dönüştüm. İşin komik tarafı hayatımın neredeyse tamamı internetten oluşmasına rağmen herhangi bir hesabımda aktif değildim. Görünmez olmak ve sadece insanları izlemek istiyordum. 



2016'ya girmeden bir hafta öncesine kadar, yani jeton beynimin dehlizvari sokaklarında, takırdaya takırdaya inerek benliğimi sarsana kadar bana neler olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Şuan var mı Ondan da pek emin değilim... Ergenlikten diye düşünenleriniz var mı bilemiyorum. Bunun da yirmi yaşında yaşamakta olduğum ikinci bir ergenlik sendromu olmasını umuyorum. Yine de öyle olduğunu sanmıyorum. Çünkü esas beni bulmuşum gibi hissediyorum. Bulutları az geçince, yıldızlardan sola dönünce... Orada kendimi bekliyormuşum... Sanki daha önce insanları yanında hep rol yapıyormuşum ve beni sevmeleri için onların istedikleri yüzümü göstermeye çalışıyormuşum gibi... 
Sonuç olarak şimdi çevremde pek de fazla kimse kalmadı. Ailem ve en yakın arkadaşlarım dışında. Sanırım bloguma bu kadar ihtiyaç duyuşumun, sizleri bu kadar seviyor oluşumun nedeni de bu. 



Sarsılarak kendime geldikten bir iki gün sonra bu monotonluktan kurtulmam gerektiğini fark ettim. Yani sevmediğimden değil gerekli bulduğumdan. Düşünüyorum da sanırım beynimin gereklilik varsayımlarında bulunan kısmı bir yıl için bloke olmuştu. Hayatta kalacak kadar yediğim halde sürekli yattığımdan kilo almaya başladığımı biliyordum ama spor yapmam gerektiğini düşünmedim. Arkadaşlarımı aramadığımdan ya da mesaj atmadığımdan sanırım onları kaybetmiştim ama bunu önemsemem gerektiğini düşünmedim. Evde sadece yemek, içmek ve yatmak eylemlerini yapan bir  yaşam formuna dönüştüğümden annem kafayı yeme raddesine kadar geldi ama ben bunun düzeltilmesi gerektiğini düşünmedim. Beynimin bu kısmı bir daha ne zaman bloke olur tam olarak bilemiyorum ama şimdilerde tekrar aktif olduğu için mutluyum. 


    Ne olursa olsun evden dışarı çıkmak hala gözüme sevimli gözükmese de artık bunun gerekliliğinin farkındayım. Çünkü başlarda sadece isteksizlikten yaptığım bu dışarı çıkmama eylemi son zamanlarda beni ürküten bir 'sokaktan korku' halini almaya başladı. Dışarı çıkmakla ilgili sürekli korkunç senaryolar yazmaya başlıyor beynim. Kendime geldim, en kısa zamanda iyi bir sosyal yaşam formu haline gelmeye niyetliyim. Bir de sanırım diyete başlamam falan lazım. Pazartesiyi bekliyorum ☻  




15 yorum:

  1. Insanin kendi icine cekilmesi bazen iyi oluyor evet ama bunu tamamen kendini disaridan soyutlayarak yapmasi zarar verebiliyor. Kesinlikle en azindan haftada iki gun disari cikip, insanlarin icine girmelisin. Yine kendi icinde hayatini yasiyorsun zaten. Bir hocama 'artik kendimi insanlardan biraz daha soyutladim. Kendi icime cekildim' dedigimde, 'blog acma sebebin belli oldu' demisti. Demek ki insanlar kendi kabuklarina cekildiklerinde disariyla kurabilecekleri iletisimi buradan sagliyorlar.
    Umarim her sey istedigin gibi guzel olur. Huzur bulursun, guzel yurekli arkadasim. ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavsiyelerini kesinlikle dinleyeceğim güzeller güzeli arkadaşım benim :)) Harika yorumun için kocaman öpüyorum seni :))

      Sil
  2. İlki benim için üniversite boş bir kabuk. Olgunlaşmamış,karakterini ve kişiliğini bulmaya çalışan insanlarla dolu olan bir alan. Bu açıdan (diğer tüm okullarım gibi) öğrenciler benim için önemsiz. Öğretmenlerle veya daha çok üst sınıflarla muhatap oluyorum. Diyet yapmana gerek yok bence kalkıp hareket et biraz yeter. Ama dışarı çıkıp (tek başına olsa da) gezersen bu ruh halin için çok yararlı olur.
    Kapatma kendini odaya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim için de öyle. Bir an önce birse de iş hayatına atılabilsem keşke dediğim çok oluyor. Ama o zaman da bundan şikayet ederim diye korkuyorum. Öyle yani, bakalım hayat ne gösterecek :))

      Sil
  3. Elif yazıda bahsettiğin kişi kendin misin?Eğer değilsen süper öykü olmuş.Ama eğer kendin isen pazartesi bir an önce gelsin. :D
    Sevgilerle,hepimiz seni seviyoruz. ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende seni çok seviyorum ♥

      Sil
  4. Kimi zaman insanın kendini dinlemesi, yalnız kalması güzel ve hatta faydalı bile olabilir. Ancak insan sosyal bir varlık, bir süre sonra bu yalnızlık psikolojik sıkıntılara sebebiyet verebilir... Doğru bir karar almışsın, yolundan dönme... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha büyük sevgiler sana gelsin persephone ♥ Yorumun için teşekkür ederim ♥

      Sil
  5. Kendimi okuyorum sandım bir an. Neler hissettiğini tahmin etmekten öte biliyorum. İnşallah bütün herşeyi atlatır, olmaktan mutluluk duyduğun haline kavuşursun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah canım Aslıhan, benim de en büyük ümidim bu ♥

      Sil
  6. Yazı her ne kadar beni korkutarak başlasada sonuna doğru mutlu oldum. Bende bu tarz bir dönemden geçmiştim. Yaşadığım mini depresyonun sebebini bilemiyorum ama beyinde yankılanan o gereklilik mesajı; aslında her ne kadar kabul etmek istemesek ve biz bu durumdan memnun olsak da bir şeylerin yanlış olduğunu bize söylüyor.

    Mesajı ciddiye al ve kendini kararlarını uygulamak için zorla adaşcım :))

    Gelişmeleri merakla bekliyor olacağım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehehe, mesajı ciddiye aldım, almaz mıyım! Kendime gelmeye çalışıyorum, şu final haftası bitsin daha iyi hissedeceğim ♥

      Sil
  7. ay takma rahat ol ya sen de sosyal olmayıver boşver üzme canınıııı.

    YanıtlaSil

Güzel yorumun için; kokulu öpücükler, sevgili okuyucu...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...