30 Kasım 2016 Çarşamba

Bir Şans Daha #4

Bir Şans Daha
Kaderlerimiz Birbirine 
Bağlanmış! #4

İskender evin kapısını hiç zorlanmadan açıp hole geçti. 
Özenle çerçevelenip duvarlara asılmış fotoğraflara baktı. Herkesin mutlu olduğu güzel anılara... 
Camın önündeki çiçeklerin hala yaşadığını gördüğünde şaşırmadan edemedi. 
Müzeyyen'in ruh hali göz önüne alındığında beklediğinden çok daha renkli, çok daha sıcak bir eve adım atmıştı. 
Bu karamsarlığın içindeyken, daha boğucu ve soğuk bir yere geleceğini düşünmüştü. 
Açık kapıdan geçti. Kollarında uyuyan Müzeyyen'i salondaki koltuğa yatırıp üzerini örttü. 


Koltuğun önünde eskitme ahşap bir sehpa vardı. Üzerindeki saksıların içinde boy boy fesleğenler ve çeşit çeşit kaktüsler ekilmişti. Fesleğenleri elleriyle hafifçe karıştırıp kokunun salona yayılmasına izin verdi.
Salonda bir şey bulamayacağını biliyordu. Adımlarını Müzeyyen'in odasına yöneltti. 
Pembe ve beyaz tonlarının ağırlıklı olduğu oda tam da bir genç kız odasıydı. 
Duvarlarda  Müzeyyen'e ait çizimler vardı. 
Harita desenli bir panonun üzerinde gittiği ve gideceği yerleri işaretlemişti. 
Planlarını böyle bir şey yüzünden ertelemek zorunda kalacağı aklına gelmiş miydi? 
'Halbuki, geçen her saniyenin aleyhine işlediğini biliyordu' diye düşündü İskender.
'Tüm insanlar biliyor.'
Planlar yapmadan akışına bırakmak, başarısızlığın sonunda yaşanacak hayal kırıklığını azaltmak için daha mantıklı bir yöntem değil miydi?
Pencereye yaklaştı, kadife perdeleri araladı ve camı açtı İskender.  
'Önce temiz hava.' dedi onun sözcükleriyle. 


Hareket ve düşüncelerindeki değişimleri hissedebiliyordu. Müzeyyen gerçeği öğrendiğinden beri bedeniyle ilgili bir problem yaşıyordu. 
Hareketleri iyiden iyiye ona benzemeye, düşünceleri kendisini ele geçirmeye başlamıştı. Zamanı azalıyordu. 
Ve kendisi yok olmadan önce onun uyanacağından emin olmalıydı. 
Önce çalışma masasının üzerinde ki kağıtları karıştırdı. Daha fazla çizim, Oğuz Atay'dan bir kaç alıntı ve kendisinin sevimli şiir denemelerinden başka bir şey yoktu. 
Çekmecelerden birinde 'Antik Mısır Uygarlığı ve Uzaylılar' hakkında yazılmış, her sayfasına Müzeyyen'in kendi el yazısıyla düzinelerce not aldığı bir makale gördü.
Bir başka çekmecede üzerinde altın bir varakla Müzeyyen yazılı siyah kaplı bir defter buldu. Defterin içinden akan katran benzeri bir sıvı bütün çekmeceyi kaplamıştı. Elleriyle burnunu kapatması gerekti. Çekmecenin içinde bir leş vardı sanki, çok kötü kokuyordu. 
"Bir genç kızın odasını karıştırmamalısın." dedi arkasından gelen uykulu ses.
"Sanırım onu buldum." dedi İskender.


Gözlerinin altında belirmeye başlayan mor halkaları ovuşturdu Müzeyyen.
Neyi bulduğunu biliyordu. Yavaş adımlarla yatağına yaklaştı ve üstüne bıraktı kendisini. 
Kuruyan yaprağın yere düşüşü gibi...
Yürüyen bir cesedin kendisini köprüden aşağıya atışı gibi...
O'nun kalbine akışı gibi...
'Bunun nasıl durdurabilirim?' diye düşündü gözleri hala İskender'in üzerindeyken.
'Bir hayale aşık olunur mu?'
Bir şeyleri aramak için buraya kadar gelmelerine gerek yoktu ki...
Müzeyyen cevabı biliyordu!
Aklıyla değil, kalbiyle...
O defter kendisinin Selin'den sonra tutmaya başladığı bir günlüktü.
Çevresindekileri kaybedişine, babasının başkalarını tercih edişine, hayallerinden vazgeçişine tanık olmuştu.
O günlüğe her geçen gün nasıl öldüğünü yazmıştı.


Ağır bir depresyonun ucundan dönmesini sağlayan tek şeydi o günlük.
Etrafına saçtığı pislik bundandı.
Bu iğrenç koku da...
"Şu çekmeceyi kapat ne olur." dedi burnunu kırıştırıp gözlerini yumarken. Yatakta doğruldu ve ucunda oturur pozisyona geçti.
İskender sıkıntıyla yanına geldi ve önünde diz çöktü.
"Eğer sorunu çözersek uyanabilirsin." dedi ellerini ellerinin arasına alarak. 
Müzeyyen'in gözleri onun kocaman ellerinin sarmaladığı ellerine kaydı.
Sıcacıktı. 
Bu sıcaklığı hissetmeyeli ne kadar oluyordu. 
Annesiyle bile uzun zamandır bu kadar yakın olmamışlardı.
Annesi babasından sonra tekrar çalışmaya başlamıştı. Tabii ki kendisiyle ilgileniyordu ama...
Ama...
"Sorunu biliyorum." dedi Müzeyyen.
İskender sorgulayan gözlerini kızın gözlerine dikti. 
Yanlarındaki vazo parçalanarak havaya uçmasaydı; 
'Ne peki?" diyecekti.
Aynalar bir anda patlamasaydı, çekmeceler açılıp içlerindeki her şeyi odanın farklı köşelerine fırlatmaya başlamasaydı ve her şey bir anda alev almış olmasaydı.

Müzeyyen sükunetini hiç bozmadı. Gözleri hala ellerindeydi.
"Neler oluyor?" dedi İskender biraz korkuyla.
"Bilinçaltım sorunu algılıyor." dedi Müzeyyen. "Artık neden uyanamadığımın, neden uyanmak istemediğimin farkında."
Müzeyyen ikinci bir şansının olmadığını bildiğinden boynuna sarıldı İskender'in. 
"Seninle ilgili bir kitap yazacağım. Asla unutmamak için."
İskender boynuna sarılan kollarla ne yapacağını bilemedi önce. 
Sonra, anladı.
Müzeyyen o burada olduğu için gidemiyordu.
Kendisine bir şeyler hissettiğini zannediyordu. 


Bilinçaltı yapabileceği tek şeyi yapacaktı, kendisini yok edecek ve onun uyanmasını sağlayacaktı. 
"Ne kadar yakışıklı olduğumu özellikle vurgula." dedi gülümseyen imalı bir sesle. 
"Elimden geleni yaparım." dedi Müzeyyen yanaklarındaki yaşları silerken.
Burnunu çekti ve son kez onun sarı gözlerine baktı.
Sadece beş saniye sonra, Müzeyyen odada yalnızdı. 


-devam edecek-

12 yorum:

  1. Merhaba yazılarınızı takip edeceğim sevgiler....güzel yazıyorsun ciddi maana da . Bloguma da beklerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cokk tesekkur ederim en kisa zamanda ziyaret edecegim bende 😊😊

      Sil
  2. Vay canına,harikaydı!Bir kitap yazmalısınız! ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim, o senin kalbinin güzelliğinden hep ♥

      Sil
  3. Çok başarılı... Kaleminize sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. allam nası düşünüyon bu öyküyü merak ediyom valla çok değişik gizemli bişi bu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendisi geliyor vallahi :D Ben çok da bir şey yapmıyorum :)) ♥

      Sil
  5. Alllaaaaaam Eliiiiiiif yaaaa :)
    Çok heyecanlı bir yerde bitti. Devamını nasıl beklicem şimdi. Ben Müzeyyen tamamen ölecek sanmıştım. Şimdi uyanacak İskender de gitti. Pufff :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eh merak et diye böyle yazıyorum zaten :D

      Sil
  6. mimlediiiim senii. sen de yalnız ama özgürü mimlersin baaak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen yapıyorum :)) İlk 'mim' ♥ 👏👏

      Sil

Güzel yorumun için; kokulu öpücükler, sevgili okuyucu...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...